Türkiye Cumhuriyeti’nin Temel Nitelikleri Nelerdir?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Temel Nitelikleri Nelerdir?

Anayasamızın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti; toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayı­şı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir Hukuk Devleti olarak tanımlanmaktadır. buna göre Cumhuriyetimizin temel nitelikleri başlangıç ilkeleriyle birlikte cumhuriyetçilik, Atatürk milliyetçiliğine bağlılık, laiklik, insan haklarına saygılı devlet, demokratik devlet, sosyal devlet ve hukuk devletidir.

Başlangıç İlkeleri:

Başlangıç ilkeleri anayasamızın giriş kısmında belirtilen ilkelerdir. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti’nde egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milleti’ne aittir ve bu yetki başkalarına devredilemez. Türkiye Cumhuriyeti’nde güçler ayrılığı ilkesi esastır. Yasa yapma yetkisi TBMM’ye, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanıyla birlikte Bakanlar Kurulu’na, yargı yetkisi ise bağımsız mahkemelere aittir. Ayrıca ülkü birliği ile milli birlik ve beraberlik kavramı esastır.

Cumhuriyetçilik:

Devleti yönetme yetkisi halka aittir. Milli egemenliğin esas olduğu Cumhuriyetçilikte vatandaşların görevi bu ilkeyi benimseyerek halk egemenliğini savunması, demokratik ve laik bir ortamda yaşaması için çaba göstermesidir.

Atatürk Milliyetçiliği’ne Bağlılık:

Atatürk milliyetçiliği kat’i suretle ırkçılığa karşıdır. Burada esas olan ırk meselesi değil kültür birliğidir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk milleti denir. aynı toprak parçası üzerinde yaşayan, aynı kültürü paylaşan, ortak bir siyasi geçmişi olan topluluk bir milleti ifade eder. mensubu olduğu milletle gurur duyarak o milletin geleceği için fedakarlıktan kaçınmamak, milletin zararına olacak şeylerden kaçınmak milliyetçiliktir.
Atatürk milliyetçiliğinde ülke sınırları içinde yaşayan farklı kültür gruplarına mensup insanlar eşit haklara sahiptir. Bu özelliğinden ötürü ayrıştırıcı ve bölücü değil kaynaştırıcı ve birleştirici özelliğe sahiptir.

Laiklik:

Laiklik için basitçe ilkokuldan beri ezberlediğimiz “din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması” tanımı yapılabilir.  Hukuk kurallarının akıl, bilim ve toplum ihtiyaçlarına dayalı olması laikliği ifade eder. Laiklik, kişilere din ve vicdan özgürlüğü vererek bu özgürlüğü devlet eliyle güvence altına alır.

anayasamızın 24. maddesinde; “Herkes din ve inanç hürriyetine sahiptir. Bu hak, tek başına veya topluca, alenen veya özel olarak ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama ve bunları değiştirebilme hürriyetini de içerir. Kimse ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve düşüncelerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç, düşünce ve kanaatlerinden ve bunları değiştirmekten dolayı kınanamaz, suçlanamaz ve farklı bir muameleye tâbi tutulamaz” ifadeleri yer almaktadır.

Laik Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşlara inanç ve ibadet özgürlüğü verilmiş, devletin ise modern dünyanın koşullarına göre akıl ve bilim esasları çerçevesinde yönetilmesi temele alınmıştır. Laiklik dinsizlik değil,dini bütün gerekleriyle samimi olarak uygulandığı bir anlayıştır.

İnsan Haklarına Saygılı Devlet:

insanlara doğuştan verilen haklar, insan haklarını ifade eder. İnsanların doğuştan sahip oldukları temel haklar şunlardır; Yaşama hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı, mülk edinme hakkı, seyahat hakkı, haberleşme hakkı, kanun önünde kendini savunma hakkı, hak arama hakkı, seçme ve seçilme hakkı, özel yaşamın gizliliği hakkı, devlet hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı…

insan hakları anayasamızın 12-74. maddelerinde belirtilmiştir.

Demokratik Devlet:

egemenlik yetkisinin halk elinde olması esasına dayanan demokrasinin temelinde düşünce özgürlüğü yatar. halk, yasalara uygun şekilde seçme ve seçilme hakkını kullanır.

Hukuk Devleti:

Hukuk Devleti,  hukuk kurallarını tüm vatandaşlara eşit ve adil biçimde uygulayan ve her türlü uygulamasını hukuk kurallarına uygun olarak yapan devlet demektir. Hukuk Devletleri’nde vatandaşlar kanun önünde eşittir.

Sosyal Devlet:

Sosyal Devlet; Vatandaşların dil,din,mezhep,ırk,cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar önünde eşit olduğu ve devletin ana görev olarak halka hizmet etmeyi benimsediği devlet anlayışıdır. Sosyal Devlet; Halkın devlet için değil devletin halk için varolması ve bütün eylem ve işlemlerinde halkın yararını gözetmesidir.

Facebook İle Yorum Yap!
Konu Hakkında Düşünceleriniz .. (Facebook üyeliğinizi kullanmadan aşağıdaki alandan yorum yapabilirsiniz!)
Son Yorumlar
  1. türkan berköz
  2. gürkan

Yorum Yazarken Türkçe Kurallarına Uyarak Yazınız Lütfen!

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Benzer Yazılar ...
Yazı Detayı ..